5 Ekim 2011 Çarşamba |
kimi zaman deli dalgalar gibi fütursuzca
bazen de sabah ezanından önceki gibi sessiz sakince, huzur dolu
azizler gibi, yalnızlıkları gibi...
yeni yaşanmışlıklar 29 Mayıs 2011 Pazar |
biz kimiz? neden bu oyunun bir parçasıyız? bir oyun mu bu ki bunun parçasıymış gibi hissediyoruz kendimizi? zaman gerçekten bizim algıladığımız gibi bir şey mi? sizi sanki daha önce görmüş gibiyim.
dışarı çıktığında sence eski bir arkadaşınla karşılaşma ihtimalin var mı? bence yok. daha önce karşılaştın zaten. sadece o anda orada olacağını hatırlamıyorsun. eğer ki bilseydin bugün o buradan -tam da seninle aynı anda aynı yerden geçecek şekilde- geçecek, buna tesadüf demezdin.
biraz yürümek isteyebilirsin yazdıklarımı okuduktan sonra, ama bil ki bu da tesadüf değil.
buluşma 15 Eylül 2010 Çarşamba |
“Eskiden olsa daha erken gelirdin buluşmalara” dedi, “bende de değişen bir şeyler olması doğal değil mi?” dedim, gülüşmeye başladık. Sanki aradan yıllar değilde dakikalar geçmiş gibiydi. O an işte neden her şeye rağmen, etrafta söylenenlere rağmen, “o”nu anlamadıkları halde anladığını sananlara rağmen, “o”nu çok sevdiğimi anladım.
Buraya gelmen önemliydi benim için dedi vedalaşmadan önce. “hayır” dedim, “asıl benim buraya ihtiyacım vardı.” Dedim. Çıktığımda ikimiz de biliyorduk ki bir daha ne zaman birbirimizi göreceğimiz meçhûldü. Ama bir daha ki buluşmamıza kadar onu tâkip edeceğimi biliyordu, önemli olanda buydu...
doğum günün geçiyor...ama sen büyümüyorsun.. 8 Ağustos 2010 Pazar |
fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da
çıkar. düşünen bir adamı düşlüyorum. düşündüğümü bildiğim için ben varım.
düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da var olduğunu biliyorum. böylece o da benim kadar gerçek oluyor. bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. düşündüğünü düşlediğim bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek ben ise
bir düş oluyorum.
aqualung my friend..
